Tatile çıkarken neler almak gerekir?

Gerçi bu sefer ki çok tatil sayılmaz ama 2 gün sürecek çünkü. Ama en azından mekan değişikliği olacak biraz kafam rahatlamış olacak. İnebolu’ya köyümüze gidiyoruz. Annem,Babam,Berke,Berrak,Sevgi abla,Ümit ve ben. Bir düşündümde bavul hazırlamak lazım şimdi. Neler konmalı bavula. Her tatil bu liste lazım olur.Tabi bu liste yurt içi seyahatlerde yardımcı olur ancak.Bu arada bir tavsiye tatile çıkmadan götürülecekler listesi oluşturun. Bavula eşyaları koydukça listeden silin. Çok işe yarıyor. Ben öyle yapıyorum.

Olmazsa olmaz olanlar;(Tatil beldesinde alamayacak olduklarınız)

*Kredi kartları
*Nüfus cüzdanı
*Ehliyet
*Otobüs-uçak biletleri
*Telefon-şarj
*Ev Anahtarlarınız(tatil dönüşü sorun yaşamayın)

Kişisel ihtiyaçlar (Minimum eşya ile gidip tatil yerinden de temin edilebilirler)

*Pantolon(bence bir kot,bir kanvas,bir keten rahat şeyler olsun sonuçta)
*T-shirt (bir beyaz,bir siyah bir de en sevdiğiniz bir tane)
*İnce bir hırka, şal
*İç çamaşır her gün için bir adet
*Südyen (bir siyah,bir beyaz,bir de ten rengi)
*Çorap (babet çorabı,havlu çorap,ince çorap)
*Ayakkabı(bir tane spor, bir tane günlük kullanıma uygun)
*Terlik
*Toka
*Saç kurutma makinası,Saç fırçası, Tarak
*Kullandığınız ilaçlar
*Ağrı kesici
*Güneş kremi,güneş sonrası kremi
*Dikiş seti,makas,çengelli iğne,
*Not almak için defter ,kalem
*Kulak pamuğu,pamuk
*Cilt temizleme malzemeleri
*Nemlendiriciler
*Makyaj malzemeleri(ruj,rimel,allık,fondöten,oje,aseton)
*Takılar(yüzük,bileklik,halhal,
*Tırnak makası, törpü
*Diş fırçası, diş macunu
*Fotoğraf makinası
*Güneş gözlüğü
*MP3 çalar
*Havlu(plaj için,banyo için,yüz için-otellerde banyo ve yüz havlusu olur gerçi)
*Parfüm
*Şapka
*Mayo,pareo,
*Günlük ped,normal ped
*Yara bandı,ağrı kesici,
*Sinek ilaçları

Rahmi Koç Müzesi Gezimiz :)

Yine hafta sonu oldu. Ne yapsak ne yapsak diye düşünürken karar verdik bir anda. Hep beraber düştük yollara istikamet Rahmi Koç Müzesi 🙂

Çocuklara tarihi yaşatmak adına, görerek öğrenmek adına, keşfetmek adına çok şey katan bir müze. 1930’lardan 50lerden,60 lardan kalma birbirinden güzel BUICK’ler, JAGUAR’lar, CADILLAC’lar, Harry POTTER filminde kullanılan araba, neler neler.

Hele ATATÜRK’e ait şahsi eşyaların sergilendiği kat. Kendimizi kaybettik o an.

Gezip görün, bir hafta sonunu değerlendirin bence orada. Vakit nasıl geçti anlamayacaksınız.
Müze girişleri yetişkin için 12,5 TL,öğrenci için 6 TL.

Engelliler için düşünülerek tasarlanmış müze. Bir çok noktada(galiba biz 5 tanesini kullandık) engelliler için düzenlenmiş asansör bulunmakta. Engelli WC si bulunmakta. Geniş, ferah, gezmesi rahat, herşeyden öte eğitici, öğretici.

Gezin görün muhakkak bu arada fotoğraf makinanızı almayı unutmayın…

rmk-museum.org.tr
Daha Büyük Görüntüle

Ucuz etin yahnisi, ucuz uçağın Pegasus’u kötü olur.

Ne gündü yaaaa:( Şaka gibi,film gibi macera dolu bir gün. Ucuz uçak bileti almak için çabalayan insanlar umarım 5 dakikalarını ayırıpta okurlar bu yazımıda benim yaptığım hatayı yapmazlar.
Tarih 12 Nisan. Memleketim Hopa’dayım. Babaannem vefat etmiş bir gün sonra defnedilecek. Dönüş için uçak bileti ayarlamaya çalışıyorum. 6 kişilik. Eee 6 kişi olunca bende uygun fiyatlı olsun diye Pegasus hava yollarını tercih ediyorum. 5 tane uçak var aynı günde en uygun biletin olduğu 14:40 uçağına 6 kişilik bilet alıyorum. ve… başlıyor hikaye. (uzun gibi gelebilir ama 5 dakikanızı ayırmaya değer bence)

Sabah çıkıyoruz yola saat 10:30’da. Malum en az 2,5 saat sürecek havaalanına gitmemiz. Yolu ortalamışız saat 12:00 bir sms geliyor uçağınız rötar yaptı 16:45 te kalkacak. Çıkmışız yola yapacak bir şey yok. İyi bakalım dememize kalmadan bir mesaj daha uçağınızın kalkış saati 17:45.Buyur burdan yak memlekete dönsek değmeyecek yarım saat sonra havaalanında olacağız. Zaten babam havaalanına gitmiş orada bizi bekliyor. Havaalanına gitsek boş boş oturmakla vakit geçmeyecek. Ne yapalım ne yapalım karar veriyoruz Trabzon havaalanından babamı alıp Trabzon’da yaşayan dayımın eski çalışanının dükkanına gitmeye…
Gidiyoruz gitmesine ama ne görelim aradığımız kişi yerinde yok 🙂 Ne yapalım, ne yapalım?! Trabzon’a geldik bari Akçabat köfte yiyelim diyoruz. Çıkıyoruz yollara araç kiralık benzin ha bitti ha bitecek. Yolu şaşırıyoruz çok farklı yerlerden geçiyoruz ve 15 dakika sonra benzini tükenmekte olan arabamızla sonunda buluyoruz köfteciyi. Uçağın kalkmasına az kaldı acele edelim diye apar topar yiyoruz köfteleri. Tam 40 dakika kala gidiyoruz havaalanına…
Bekliyoruz uçağımızı. Pistte uçak yok. Yetkili kişi İstanbul’dan gelen tarifeli uçağı bekliyoruz onunla yolculuk yapacaksınız diyor. Saat 17:30 geliyor uçağımız. 10 dakika içinde uçağın boşalıp, yolcuların indirilip,uçağın temizlenip, bekleyen yolcuların uçağa bindirilmesi gerekiyor. Aynen tahmin ettiğiniz gibi bu yarım saati alıyor saat 18:00. Anons yapılıyor 4137 sefer sayılı uçağın yolcuları çıkış kapısına . Herkes oh be evimize gidiyoruz artık diyor. Uçağa biniyoruz uçak düşerse falan diye gösteriyorlar acil çıkış kapısının yerlerini, oksijen maskelerini, bağlıyoruz kemerleri uçuşa hazırız sanıyoruz. Dediğim gibi biz sanıyoruz ama pilot kursağımızda bırakıyor hevesimizi uçağımız teknik bir arıza yaşadığından dolayı biraz gecikmeli kalkacaktır. Hayda yeterince rötar yapmadık mı biz? Neyse bekliyoruz heyecanla kalkacak uçak diye ikinci anons teknisyen olmadığı için uçağımız kalkamayacaktır sizi diğer uçağımıza alacağız. Herkes deliriyor tabii.Çocuk oyuncağımı bu diye. Sinirler yatışıyor bekleme salonuna alınıyoruz devam ediyoruz sonucu öğrenmek için beklemeye. Derken beklenen yetkili geliyor ve bir dahaki tarifeli uçak akşam 22:30’da havaalanımızdan kalkacaktır. Gecikmeden dolayı özür dileriz. Herkes bağrışıyor. Hala ne rötarı uçak 22:30 da kalkarsa tam 8 saat rötar olur. Otobüsle gitsek yolu yarılamış olurduk diyor herkes.
Neyse sakinleşiyor ortalık yapacak bir şey yok bekliyoruz akşam 22:30 uçağını dört gözle. Yolculardan birisi soruyor neymiş teknik arıza diye. Yetkili cevaplıyor; motorlardan biri çalışmıyor zaten İstanbul’dan da arızalı olarak gelmişti diyor. Gözlerimiz yuvalarından fırlıyor. Arızalı geldi uçak ne demek kelle koltukta seyahat ettiriyor yani pegasus. Herkes deliriyor şikayet etmeye başlıyor herkes. Sonrasında yine ortalık yatışıyor. Tabi bekleyenlerin hepsi insan. Karınları acıkıyor susuyorlar vs vs…Pegasus’un umrunda değil tabi.Rötar olmuş insanlar acıkmış susuzluktan ölmüş ne olacak kazanacağı paraya bakıyor. Yeter ki para gelsin gerisi önemli değil. Kimin umrunda arızalı uçağın yola çıkması, rötardan dolayı sefil olan yolcunun durumu…Adamlar işi biliyor ne de olsa. 4137 sefer sayılı uçağın bilet paraları iade edilip, yerine bir adette bedava bilette verilirse sus payı verilir nasılsa. Kimsenin de sesi çıkmaz. Yoksa kimin umrunda teknik arızalı olduğu halde yola çıkan uçağın düşmesi durumunda ölecek yolcular, kimin umrunda rötardan dolayı sefil olan yolcular. Bakın dikkat edin herkes tam ödemişmi uçak içerisindeki servis sırasında parasını. İşte budur bütün olay ucuz etin yahnisi, ucuz biletin PEGASUS’u kötü olur.