METRO turizm nasıl müşteriyi mağdur eder?

06.07.2011 tarihinde İstanbul Alibeyköy’den Kastamonu-İnebolu’ya gitmek için Metro turizmden ikisi çocuk için olmak üzere 7 kişilik bilet aldım. Almaz olaydım dedirten derecede çıldırttı Metro turizm beni. Anlatılmaz yaşanır denilen cinste bir hikaye idi bizimkisi. Dilim döndüğünce anlatayım.

Otobüs bileti almaya gittim. 7 kişi olacak dedim. 4 bayan 3 erkek olacak dedim. Kaptan tarafında koltuklar arka arkaya 4 sıra şeklinde olsun. Bir kişi tek oturacak oda Bay olarak kesilsin cam kenarı olsun dedim.

Ekranda gösterdi bakın bu koltukları size veriyorum. Tek kalan kişiyede bay ve cam kenarı veriyorum. TV’li otobüs.Kaptan tarafındasınız.Tamam mı? dedi. Bende süper dedim.

Biletleri almak süperdi. Tarih gösterdi 06.07.2011 saat 23:15. İşte süper memnuniyetsizlik ile karşılaşma anı.

Tek kesilen bilet bay olarak kesilmiş kesilmesine yanına bayan yolcuya bilet kesilmiş. Hemde koltuk koridorda.

Koltuklar arka arkaya dört sıra yerine ikisi sağda, dördü solda 1 i arkada. Heryerde koltuğumuz var maşallah.

Ben isyanlardayım. Hani 4 koltuk arka arkaya kesilecekti. Tek yolcu bay olacaktı. Bana koltuk yerlerini göstermişlerdi. Mazeret hazır. Otobüs değişikliği oldu. Ondan koltuk sıraları karışmıştır.

Otobüsler TV’liydi evet. Ama 7 biletli koltuğumuzun 3 tanesinde TV çalışmıyordu. Ne olacak dediğinizde ses kanalları bozuk ne yapabiliriz diye geldi karşılık.

Özrü kabahatinden büyük. Madem otobüs değişti neden haber verilmedi. Madem TV yok neden TVli otobüs diye bilet satıp hava atıyorlar.

Şimdi sorarım METRO’nun çok bilmiş yetkililerine. Varan turizm de bünyemize kattık diye hava atmayı biliyorsunuz da otobüsünüz değişti diye telefon açmak çok mu zor geliyor. Bozuk TV’leri tamir ettirecek paranız yokken VARAN turizm satın aldık diye nasıl hava atabiliyorsunuz.

Nasılsa para peşin alındı. Müşteriye haber vermeye ne gerek var… Müşteri mağdur olmuş ,çocuk yolcu varmış kime ne. Aldığın para önemli. Paralar çok gelsinki yeni VARAN’lar yeni firmalar alınsın.Gelsin paralar gitsin müşteriler… Metro’dan bilet mi alacaksınız bir kere daha hatta ve hatta 100 kere daha düşünün mecbur değilseniz gidin başka firmaya en azından yolculuğunuz rahat geçsin.

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramında Feshane gezimiz :)

Cumartesi sabah kalkmışız mis gibi bir kahvaltı yapmışız. Etrafı toparlamış silmiş süpürmüşüz. Şimdi düşünme vakti ne yapsak ne yapsak … Bir fikrimiz geldi karar verdik hemen Feshane’ye gideceğiz. Neden peki Feshane. Çok basit Kastomonulular günü var orda gezelim, görelim,yiyelim,içelim diye düşündük, düştük yollara. Babam,annem,Emir,Ümit ve ben. Geçen sefer de Hatay günlerine gitmiştik gerçi biraz dağınıktı yerleşim ama keyifliydi. Buda öyledir herhalde dedik.
Gittik yerleşim dağınık gerçekten heryerden kokular yükseliyor. Ortam mis gibi. Bir köşede dönerciler -ki gurman Vedat Milor bile en güzel dönerin kastamonuda olduğunu söyler- diğer köşede etli ekmekçiler, cılık tatlıcıları, banduma cılar. En güzeli dönerdi gerçekten. Hayatımda bu kadar güzel döner yememiştir. Etli ekmek içindeki kıyma biraz çiğ kalmıştı çok beğenmedik. Cılık ise bildiğimiz lokma tatlısı. Adı farklı sadece:) Ama aklınızda olsun yolunuz Kastamonu’dan geçerse bir yerlerde durun ve döner yiyin. Gerçekten tadı süper 🙂

Haftasonu Köy Gezimiz

Geçen haftasonu günübirlik de olsa bizim köye gittik. Ablamın ve Esra’nın da köyde olduğu zamanları denk getirmek çok fazla mümkün olmuyor, bayramda onlar olmadığı zaman köye gideceğimize iki günlüğüne de olsa gidip birlikte vakit geçirelim diye karar verdik.

Çaykıyı Köyü'ne Hoşgeldiniz
Çaykıyı Köyü'ne Hoşgeldiniz

Çok da iyi etmişiz, yorulduk ama eylendik. Ve aileleri de çok sevindirdik.

Cuma akşamı otobüse binip, Cumartesi sabah İnebolu’ya vardık. Pazar akşam otobüse binip Pazartesi sabah İstanbul’a geri döndük…

Emel ablamla, Esra karşıladı bizi terminalde. Fatma’nın bizim köye – Kastamonu’ya/İnebolu’ya  ilk gelişi. Ama Karadeniz kasabası olarak Hopa’ya çok benzer olduğu için çok yabancılık çekmedi.

İlk gün Ablamın Esra ve annem ile hazırladığı ziyafetle karşılandık. Okan’ın yalancı erken doğum günü bahanesiyle halalar ve kuzenlerin de olduğu keyifli bir yemek yedik. Ablam ve Esra yine yeteneklerini döktürmüşlerdi. Son 10 yıldır bu kadar çok yemek yediğimi hatırlamıyorum, o kadar lezizdi :))

Çaykıyı Ziyafeti

İlk gün akşam ve ikinci gün sabahı bol bol Okan ile vakit geçirdik.

İkinci gün Annem ve Babam Fatma’ya köyün etrafını gezdirelim dediler,birkaç saatlik çevre köyler ve çay kıyısına inme gezisinden döünşte Nazire Hala’ya konuk olduk yemeğe. Halamın hazırladığı 14 tepsi çeşit çeşit pizza ile yine tıka basa bir ziyafet yaptık.

Bu keyifli iki günü bol bol yiyip biraz gezip, hasret gidererek geçirmiş olduk.