Haftasonu Köy Gezimiz

Geçen haftasonu günübirlik de olsa bizim köye gittik. Ablamın ve Esra’nın da köyde olduğu zamanları denk getirmek çok fazla mümkün olmuyor, bayramda onlar olmadığı zaman köye gideceğimize iki günlüğüne de olsa gidip birlikte vakit geçirelim diye karar verdik.

Çaykıyı Köyü'ne Hoşgeldiniz
Çaykıyı Köyü'ne Hoşgeldiniz

Çok da iyi etmişiz, yorulduk ama eylendik. Ve aileleri de çok sevindirdik.

Cuma akşamı otobüse binip, Cumartesi sabah İnebolu’ya vardık. Pazar akşam otobüse binip Pazartesi sabah İstanbul’a geri döndük…

Emel ablamla, Esra karşıladı bizi terminalde. Fatma’nın bizim köye – Kastamonu’ya/İnebolu’ya  ilk gelişi. Ama Karadeniz kasabası olarak Hopa’ya çok benzer olduğu için çok yabancılık çekmedi.

İlk gün Ablamın Esra ve annem ile hazırladığı ziyafetle karşılandık. Okan’ın yalancı erken doğum günü bahanesiyle halalar ve kuzenlerin de olduğu keyifli bir yemek yedik. Ablam ve Esra yine yeteneklerini döktürmüşlerdi. Son 10 yıldır bu kadar çok yemek yediğimi hatırlamıyorum, o kadar lezizdi :))

Çaykıyı Ziyafeti

İlk gün akşam ve ikinci gün sabahı bol bol Okan ile vakit geçirdik.

İkinci gün Annem ve Babam Fatma’ya köyün etrafını gezdirelim dediler,birkaç saatlik çevre köyler ve çay kıyısına inme gezisinden döünşte Nazire Hala’ya konuk olduk yemeğe. Halamın hazırladığı 14 tepsi çeşit çeşit pizza ile yine tıka basa bir ziyafet yaptık.

Bu keyifli iki günü bol bol yiyip biraz gezip, hasret gidererek geçirmiş olduk.

Ortaköy gezisi

Safaristanbul’un bu haftaki gezisinin Ortaköy’de gece çekimi olduğunu öğrenince katılmaya karar verdik. Gündüz vakit bulamadığımız için gece gezisi olması iyi oldu.

İlk başlarda yapacak pek birşey bulamadık, hatta hava kararmaya başlamadan dönsek mi diye düşünüyorduk. Biraz daha oyalanalım, kumpir yiyelim dedik. Güneşin batmasını beklerken kumpirimizi yedik. Sonra yine meydanda safaristanbul ekibinin yanına gittik.

Çok büyük bir şans, boğaziçi köprüsünün ayakları arasından ay doğuyordu. Onun fotoğrafını çektik hevesle.

Boğaziçi köprüsü ayaklarından ay doğuyor
Boğaziçi köprüsü ayaklarından ay doğuyor

Sonra hava karardı, boğaz köprüsünü fotoğrafladık. Fatma o arada asistanlık yaparken çekirdek çitliyordu bir yandan 🙂

Sonra da evimize döndük…

İşte fotoğraflar:

hafta sonu nerde kahvaltı yapsak :)

Yine gördük leyleği havada:)

Hafta sonu gelmişti yine. Evde oturulur mu hiç çok ayıp. Hemen bir plan yapmalıydık. Düşündük nereye gidilir? Ne yapılır? Havada soğuk olacak gibi yoksa niyet belli adaya gideceğiz aslında fotoğraf çekmeye.

Dedim ya havaya güvenemedik. Sonra hatırladık. Pando Amca’ya gitmemişiz uzun zamandır. Yapmamışız şöyle köy usulü bal kaymaklı, sucuklu yumurtalı bir kahvaltı. Karar verdik vermesine de tek başımıza çekilmez birilerini çağıralım bari dedik. Kura çektik kardeşimize çıktı. Çağırdık kardeşimizi ve eşini düştük yollara. Buluştuk sabah 10:30 da yaptık kahvaltımızı doya doya. Çok keyifliydi. Beşiktaş’a giderseniz uğrayın mutlaka keyifli güzel bir güne başlamak için.

Keyifli güzel bir güne başladık da devamı ne olacak. Ne olacağımı var hemen geçtik B planına. Bindik otobüslere Ortaköy’e kadar gittik ,indik otobüsten ve başladık yürümeye taa Bebek parkına kadar. Ben ve sevdiğim , Kardeşimiz ve eşi çifte kumrular gibiydik. Eğlene eğlene sohbet ede ede gittik Bebek parkına kadar… Kaydıraktan bile kaydım yaşıma başıma bakmadan…

IMG_3902_1-1000

Oturduk sonra sahilde uzun uzun hadi dedik boğaz’a karşı yudumlayalım salepleri sıcak çikolataları (hava serin olduğu için çay cazip gelmedi …) eee sonra akşam oldu bindik otobüse güya eve döneceğiz. Rahat durmadım Ortaköy’den geçerken, buraya kadar geldik kumpir yemeden mi gideceğiz dedim. İndirdim bizim tayfayı otobüsten ve doğru kumpir yemeye. Süper karışık çok güzel birer kumpir yedik. Ben abartıp kabuklarını bile sıyırdım kumpirin…
Sonra mı? sonrası malum artık akşam oldu evli evine köylü köyüne.

işimiz ne leylek havada biz yerde gezelim:)

Yeter ki gezmek olsun…

Takvim hafta sonunu gösteriyor, dışarda güneş oturmasanıza evde tembeller diye haykırıyor. Bizde ne yapalım ayıp olmasın güneşe diyerek lafını dinleyip düştük yollara.Leyleklere de ayıp olmasın hem kalmasınlar gökyüzünde yalnız başlarına dedik.

Yanımda sevgilim(aslında resmi olarak nişanlım ama ben ona sevgilim sevdiğim demekten daha çok keyif alıyorum) İstanbul kazan biz kepçe söylemini yalancı çıkarmamak için saat 14:00 dan sonra düştük yollara.  (Aslında sevgilim bir dil bir insan tezini de gerçekleştirmek için sabahın erken vakitlerinde  almanca öğrenmek için yollara düşmüştü.Ben ancak saat 14:00 dan sonra ona eşlik edebildim.)

Ne yapalım ne yapalım diye düşünürken bir ampul yandı kafamızda hani temmuzda evleneceğiz ya biz. Azıcık strese girelim lay lay löy löy nereye kadar evimize yatırım yapalım azıcık dedik. 🙂 Karar verdik sürekli açılışı ertelenen bir türlü açılamayan forum İstanbul’a tekrardan gitmeye.Tekrardan diyorum çünkü geçen hafta açıldı sanıp gittiğimizde sadece bir kaç mağaza açılmıştı. Bizim gibi geçen hafta açıldı sanıp gelen insanların sayısı o kadar çoktu ki evimize yatırım için sadece yumurta fırçası alabildik ıkea dan 🙂 yumurta fırçasını da aldık artık evlenebiliriz:)

Gecen hafta içimizde kalan gezimize bu hafta saat 14:00 dan sonra devam edelim bari dedik.Bir heves gittik forum İstanbul’a. Geçen hafta bıraktığımız gibi yine devam ediyor inşaat her yerde. Laleleri boyuyorlardı (büyükşehir in lalesi değil canım duvardaki logolar) farklı olarak. Neyse normal denilecek sayıda ki insanlarla beraber başladık gezmeye forum İstanbul’u. Hedef belliydi evimize yatırım için  beyaz eşya pazar araştırması:) bütçeye en uygun olanlar bulunacak,  yavaş yavaş strese girilip borç yiğidin kamçısıdır denilecekti:) 9 ayda ancak öderiz taksitleri.Bugüne kadar o kadar pazar araştırması yaptık ki internetten,spotçular çarşısından,bilimum alışveriş merkezlerinden…Bir tek burası kalmıştı onu da hallettik şükür.:)

Vallahi yeni evlenneceklere sözüm.Varın siz düşünün biz çok düşündük taşındık biraz da kaşındık hala karar veremedik.  Ne teknosa sı kaldı ne Cevahir’i ne spotçular çarşısı  nede Satürn’ü Uranüs’ü. Kardeşim beyaz eşya dediğin şey buzdolabı çamaşır makinası bulaşık makinası olarak algılanırsa toplam bütçesi kısıtlı olanlar için (biz onlara aramızda mütevazilikten hoşlananlar diyelim) 2.250 TL den başlıyor kısıtlı olmayan bütçeler için (biz onlara janjanlı şeylerden hoşlananlar diyelim)  11.000 TL’ye kadar çıkabiliyor.  Sonuç bu yani hiçbir yerde değişmiyor.

Evimize yatırım yaptık mı peki onu mu merrak ettiniz.:) hemen cevaplıyorum HAAAAAAYIIIIIIR. Neden mi tam yatırım yapacaktık ki evimize, gelen bir telefonla direkten döndük. Karşıdan gelen ses Kardeşimiz Esra ‘ya ait abi biz size geldik akşama balık var Fatma’yı da al gel. Bunu duyan Fatma (yani ben) durur mu daha. Resmi olarak nişanlısı aslında sevdiği ile beraber düştü yollara tekrardan. Sabahtan beri yanımda sevdiğim olsun simit ayrana bile razıyım diyen sevgililer duyunca balığın adını yalan oldu  evlerine yapacakları yatırım. Anlayacağınız sözün özü aç karın ayak yalın salın gülüm salın diyen atalarımız doğru demişler:):):) Bir koşu buldular evlerinde kendilerini. Evimize yatırım yapmadık belki ama hoş sohbet bol muhabbet  balık kızartma ve turşu suyuyla süper bir gün geçirdik.Gezdik ,eğlendik, balık yedik çay içtik daha ne olsun güzel bir gün ve mutlu bir aile tablosu oluşturduk. 🙂

Doğum günüleri :)

Önce Fatma 27 Ekim, sonra Berke 30 Ekim, sonra da Berrak’ın 6 Kasımdaki doğum günleri peşeşe olunca, toplu olarak kutlamak en mantıklı çözüm oldu 🙂

3 pasta
3 pasta

3 doğum günü çocuğuna 3 pasta, çaylar börekler hediyeler… derken 3 doğumgününü güzelce kutladık…

İşte fotoğrafların tümü BURADA

Nişan Öncesi Fotoğraflarımız

Sultanahmet – Ayasofya – Topkapı Sarayı

Gezdik tozduk, 700den fazla fotoğrafımızı çektik.

O gün sanat danışmanlığımızı Esra yaptı 🙂 Yaşar lojistik destek verdi.
Engin bütün gün fotoğraflarımızı çekti. Çok teşekkür ettik kendilerine…

[nggallery id=6]